Haşere rehberi

Rattus rattus (L.) (Çatı Sıçanı)

Vücut ince yapılı, burnu sivri, gözleri iri, kulakları öne yatırıldığında gözlerin ortalarına kadar uzanır, sırt kısmı grimsi kahverengi veya siyah, karın kirli beyazdan koyu griye kadar değişir, vücut 170-230 mm, kuyruk 200-250 mm, arka ayak ise 35-40 mm boyundadır. Yurdumuzun hemen her tarafında yaygın olan bir türdür. Her türlü çevre şartlarına adapta olmaktadırlar. Kent, köy, ev, kanalizasyon […]

Rattus rattus (L.) (Çatı Sıçanı) Read More »

Mus musculus L. (Ev Faresi)

Küçük yapılı, kulakları bariz olarak sivri uçlu ve 12-15 mm boyunda, sırt kısmı açık veya koyu gri, karın açık gri veya kirli beyaz, vücut 70-85 mm, kuyruk 75-90 mm, arka ayak 15-18 mm boyundadır. Bu tür, ülkemizin hemen her tarafında yaygındır. Un fabrikaları, değirmenler, evler, gıda maddeleri saklanan yerler ve bazen de açık arazide bulunur. Toplu olarak

Mus musculus L. (Ev Faresi) Read More »

TESPİH BÖCEKLERİ (CRUSTACEA: ISOPODA)

Tespih böcekleri grimsi renkte ve yaklaşık olarak 20 mm boyundadırlar. Dokunulduğunda kıvrılarak top şeklini aldığı için halk arasında tespih böceği olarak adlandırılırlar. Rutubetli ve sebze artığı olan her türlü yerlerde yaşarlar, mahzen ve bodrum gibi yerleri severler. Saksı bitkilerine zarar verirler. Kütükler, taş altları ve çürümüş bitkisel yiyeceklerin üstünde bulunurlar. Tespih böcekleri, havanın oksijenini alabilen hassas solungaçlarının

TESPİH BÖCEKLERİ (CRUSTACEA: ISOPODA) Read More »

KENELER (ARTHROPODA, ARACHNIDA, ACARI, IXODIDA)

Keneler, tropik ve subtropik iklim kuşaklarında, gerek bizzat kendileri kan emerek ve gerekse birçok hastalık etmeninin vektörü olarak hayvan ve insan sağlığını tehdit eden en önemli ektoparazitlerdendir. Kene istilasına maruz kalmış hayvanlarda et, süt ve yumurta verimlerinin düştüğü, deri ve yapağı kalitesinin bozulduğu görülmektedir. Ayrıca, bazı hastalıkları taşıyarak vektörlük yaptıkları ve bu şekilde hayvan ve

KENELER (ARTHROPODA, ARACHNIDA, ACARI, IXODIDA) Read More »

ÖRÜMCEKLER (ARANEAE)

30.000 civarında örümceğin bulunduğu belirtilmektedir.  Bazı örümcekler insanlarda zehirlenmelere yol açarlar. En çok, Latrodectus ve Loxosceles cinsleri zehirlenmeye sebep olmaktadırlar. Latrodectus türleri çiftleşmeden sonra dişi örümcek erkeğini öldürür ve bu nedenle dul örümcek adını alırlar. Dişisi ve erkeği de zehirlidir, fakat insan derisini sadece dişinin chelicera’sı delebilmektedir. Örümcekler karnivor (et yiyici)’durlar. Böceklerle beslenirler. Ağları ile tuzak kurarak veya saldırarak

ÖRÜMCEKLER (ARANEAE) Read More »

AKREPLER (SCORPIONES)

650 civarında zehirli akrebin bulunduğu belirtilmektedir. Boyları 1-20 cm arasında değişmektedir. Akrepler sıcak bölgelerde yaşarlar. Taş, yaprak altlarına, ağaç kovuklarına veya duvar yarıklarına saklanırlar. Çölde kuma gömülürler. Kurak bölgelerde yaşarlar. Gece aktiftirler. Yürürken kuyruklarını yukarı doğru kaldırır ve sokmaya hazır beklerler. İnsanları ancak sıkıştırılırsa sokarlar. En zehirli akrep türü Androctonus australis’dir. Bu tür kobra yılanı zehiri kadar etkili zehire sahiptir ve

AKREPLER (SCORPIONES) Read More »

UYUZ (Sarcoptes scabiei hominis)

Sarcoptes scabiei hominis’in insanın derisinde açtıkları tünellerde yaşaması sonucu oluşan kaşıntılı hastalığa uyuz adı verilir. Bu tür tüm dönemlerini insan derisinde geçiren bir parazittir. Uyuzun en erken ve en yaygın belirtisi özellikle geceleri ortaya çıkan kaşıntıdır. Erken ortaya çıkan uyuzda küçük kırmızı kabarcıklar ve sivilceler görülür. Daha ilerlemiş vakalarda deri kabuklu ve pullu olabilir. Uyuz

UYUZ (Sarcoptes scabiei hominis) Read More »

KULAĞAKAÇAN (DERMAPTERA)

Bunların boyları 5-55 mm arasında değişmektedir. Vücutları uzunca ve üstten basıktır. Ağız parçaları ısırıcı-çiğneyicidir. Birçok yerde bu böceklerin uyumakta olan insanların kulaklarına girdiğine inanılır. Bu sebeple halk arasında kulağakaçan ismi verilmiştir. Gece hareket eden bu böcekler, gündüzleri ışık görmeyen kuytu ve karalık yerlerde saklandıkları için çok ender de olsa kulak içine girmeleri bir rastlantıdan ibarettir.

KULAĞAKAÇAN (DERMAPTERA) Read More »

KARINCALAR (HYMENOPTERA: FORMICIDAE)

Karıncalar, sosyal yaşam gösterirler. Yuvalarını toprağın altında yaparlar. Böcekler içerisinde sosyal yaşam açısından en gelişmişlerden biri olan karıncalar, son derece iyi örgütlenmiş bir düzen içinde, koloni denilen topluluklar halinde yaşarlar. Topluluk halinde yaşadıkları için, koloninin belirli bir düzen dahilinde hareket etmesi, karışıklık çıkmaması açısından çok önemlidir. Karınca topluluklarında her birey kendi üzerine düşeni eksiksiz olarak

KARINCALAR (HYMENOPTERA: FORMICIDAE) Read More »